10 Mart 2017 Cuma

Magari

Senin sesini duyduğumda bedenimi bir irkilme alıyor. Hemen kafamı çevirip yüzüne bakmak istiyorum. Elmacık kemiklerini, çelimsiz kollarını, iki düğmeymiş gibi yerinde duran koyu kahve gözlerini ve çokları tarafından beğenilmeyen ince dudaklarını uzun uzun seyredesim geliyor. Sadece susup birbirimize bakmayı diliyorum ya da hiç susmadan konuşmayı. Sen konuşunca öyle neşeli oluyor ki sabahım, günüm, gecem. Hiç susma istiyorum. Bana hep bir şeyler anlat istiyorum. Mesela en gizli duygularını veya hiç olmadı çocukluk arkadaşının seni arayıp aramadığını. Çünkü meraklarımdan biri seni benim kadar özleyen birinin olup olmayışı. Bilmiyorum. Belki vardır. Belki hiç olmamıştır ve belki de olacaktır.
Yüzüne baktığım vakit eğer sen konuşuyorsan hemencecik yanaklarım kızarır, dayanamam yüzüne dik dik bakmaya. Çok çabuk utanıyorum karşındayken ve sen bana bir şeyler anlatıyorken.
Dediklerine odaklandığımda nefesim kesilir. Derhal zamanın durduğunu düşünür, hayallere dalarım. Eğer hep o anda kalmayı başarırsak, beni unutamayacağını düşünürüm sonsuza dek. Belki hep öyle kalırız. Ben yüzümdeki kırmızılığı saklamak için başımı öne eğmiş, sen de gözlerimin içine bakmaya çalışırken.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder