29 Haziran 2016 Çarşamba

Fani Eğlencesi

9

Sabahın beşinde bütün ev ahalisi uyuyordu. İşe başladığımın ilk günü çok yorgun olmama rağmen içimdeki sıkıntıdan bir türlü kurtulamamış; saatlerdir açık olan gözlerimi ovuşturup uyumak için kendime yalvarıyordum. Buna rağmen göğüs kafesimin tam ortasında beni sıkıştıran bir yumru uykuya dalmama engel oluyor, onunla birlikte yatağa çakılı tavana bakıyordum.
Her şey bir anda olmuştu. Doğup büyüdüğüm evden ayrılıp buraya gelmemin üzerinden birkaç gün geçmişti ve burada yaşadıklarım bir insan ömrüne göre devede kulak kalırdı. Bana sorarsanız tüm bunlar yıllar ile ifade edilebilirdi.

Sürekli olarak beyin boğumlarım arasında konuşlanan nefret tohumlarını ortaya çıkarmak için türlü intikam planları yapmalı mıyım? Yoksa bana yaşatılanları sineye çekip susmalı mıyım?
Eğer yaşadıklarımın intikamını almayı kafama koymuş olsaydım bunu daha ilk andan düşünür ve uygulamaya koyardım. Hayır. Ben böyle biri değilim.

Bu durumda yapılması gereken en akıllıca şey benliğimi hayatın merkezine alarak yeni bir hayat kurmak olurdu. Ben de böyle yapmalıyım. Şu zamana kadar herkes benden sahip olduğum tek şeyi istemişti. Kendimi. Aslında herkesin sahip olduğu tek şey kendisidir ve herkes sizden kendinizi ister. Süslü reklamlardaki çantalar, kıyafetler sizin paranızı satın almak amacıyla yapılmış illüzyonlar değil, sizin benliğinizin varlığının sebebini ürettikleri göz boyama araçlarıyla tüketmeye endeksli yaşam biçimine sevk eden soyut isteklerdir. İhtiyacınızın katları oranında aldığınız gereksiz her şey benliğinizi onlara bağlar. Siz onların satış yaptığını düşünürken ancak ve ancak kendinizi satarsınız.

Ailem de beni dünyaya geldiğim ilk andan itibaren her ailenin yapması gibi korudu, ihtiyaçlarımı karşıladı ve büyüttü. Onlar birey olma zamanım geldiğinde beni kendilerine bağlamak isteyen ve tercihlerimi sınırlayan reklam yapımları gibi önüme sınırlar koydu. Bu şekilde beni kendilerine muhtaç bırakacaklardı ve ben artık ben olmayacaktım.

Bu sabahın ardından kendime verdiğim sözü hayatımın sonuna kadar tutmaya niyetlendim. Sabah önceki sabah olduğu gibi işe gittim. Çalıştım. Restorandaki işimi Bilge'nin de onayını alarak altı ay devam ettirdim. Yaptıklarım yüzünden ailem beni hayatlarından çıkarmış olmalı ki ne beni ne de Bilge'yi aramadılar. Zihnim rahat bir şekilde hayatımı yönlendirmeye başladım. Bir süre sonra oradaki işimden ayrıldım. Neler yapmak istediğimi gözden geçirdim. Küçüklükten beri yaptığım şeyi yapmak yani yazar olmak istiyordum. Yazdığım kısa öyküleri kitaplaştırdım. Kazandığım para ile kasabadaki deniz fenerinde yaşamaya başladım.
Hayatımı yazarak kazanmayı çok sevdim. Ve evim denizin yanındaydı.

SON

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder