12 Mayıs 2016 Perşembe

Adam

7

Kadının boynunda elmas ve diger değerli mücevherlerle bezeli bir gerdanlık vardı. Üzerinde uzun kollu siyah bir elbise, ayaklarında kısa topuklu bir ev ayakkabısı vardı. Saçları boyalı sarıydı. Yüzünde iki iri mavi göz Adama bakıyordu. Teni bembeyaz ve solgundu. Ama ellerinde küçük sıyrıklar vardı. Bu kılıkla mafya babasının karısından çok, bir kabare oyuncusuna benziyordu.
Adam ellerini üzerine sürüp temizledi. Elinde birşey olması sebebiyle değil, karşısındakine saygısından yapmıştı bu hareketi. Kadın bu davranışına en ufak bir yüz mimiği ile karşılık vermedi. Kendisine uzatılan eli sıkıca kavradı ve tokalaşmadan geri bıraktı. Adama oturmasını işaret ederek söze girdi.
"Reşat'ın hatırına saygılı olacak kadar değerli bir arkadaşı mıydın? Yanlış hatırlamıyorsam senin ona olan borcun yıllarca birikti ve bunu eline yüzüne bulaştırdın."
Adam elini çenesine dayayıp şöyle dedi:
"Onunla arkadaş degildim ama ortak bir geçmişimiz var."
"Kocam senin o kendin gibi pislik paranı alabilmek için evine gitti. Ayaklarına... Ve orada kim olduğu bilinmez bir hain tarafından katledildi. Seni bunca yıl sonra bu sebeple görmeyi aklım almıyor." Kadın sesindeki titremeye rağmen sakince kavga ediyordu.
"Reşat benim çocukluğumu birlikte geçirdiğim bir arkadaşımdı Birgül. Onun ölümüne elbette üzüldüm. Ama buraya bu sebeple gelmedim." Üzülme kısmının yalan olduğunu kendisi de biliyordu ancak lafı değiştirmek için aklına gelen ilk hamle buydu.
"Peki ne istiyorsun? Karşıma çıkarak beni cezalandırmak mı istedin?"
Kadın Adama yaptıklarından dolayı kendini suçlu hissediyordu. Yıllar önce onunla evliydi ve Cevat'ı doğurmustu. Sefalet içinde yaşadığı hayatı bırakmak adına, kendisine uzun zamandır hayran olan Reşat'ı Adama seçerek terketmişti. Genç bir anneydi. Üstelik çok güzeldi. Hayatının erken yaşta kararmasına göz yumamazdı. O da severek evlendiği kocasını aldatma yoluna girdi.
"Konuyu uzatmak istemiyorum. Kocanı kimin öldürdüğüne dair kesin bir fikrim yok. Çünkü cinayet işlendiğinde katili durdurabilmek için çok geç kalmıştım. Sadece zayıf ve sarışın bir delikanlıyı görebildim. Cevat olmasından çok korkuyorum."
Kadın önce şaşırdı. Sonrasında ayaklanıp pencereye doğru yürüdü.
"Cevat'a birkaç gündür ben de ulaşamıyorum. Babasının son yolculuğuna da katılmadı. Aramalarıma cevap vermedi. Belki de bu yüzden. .."
Adam baba lafına içerlese de kadının ağlamaya başladığını görünce ona sarıldı. Kadın bir müddet Adamın omuzunda ağladı. Adam kendini fikirlerinden azad edemiyordu. Kadının kokusu ona yıllar öncesini hatırlatıyor, ellerinin değdiği her parça un ufak oluyordu. Adam kadının yüzünü ellerinin içine alarak ona baktı. Bu sefer içinde merhamet duygusu hakimdi. Derin bir nefes alıp ona
"Birgül lütfen sakin ol. Cevat'ı bulup herseyi çözeceğiz." dedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder