12 Mayıs 2016 Perşembe

Adam

6

Adam kaldırımda hızlı adımlarla yürüyordu. Adımlarıyla yolu sökecek kadar süratliydi. Esen rüzgârın etkisini azaltmak için büyük cepli paltosunun yakalarını kaldırmıştı. Düşünceleriyle boğuşuyor, bir türlü sakin olamıyordu. Oğlunu aradığında ulaşamaması onu deliye döndürmüştü. Derhal onu bulmalıydı. Başına bir şey gelmesini istemiyordu.
Mahallenin sonuna doğru yavaşladı. Devasa bahçesi olan çok katlı bir villanın demir kapılarının önünde durdu. Kapının önünde iri yarı iki adam duruyordu. Onlara yanaştı.
"İyi aksamlar. Reşat abinin cenazesi kalktı mı acaba. Ziyarete gelmiştim de."
Kel kafalı olan Adamı süzdü. "Abi dün öğlen uğurlandı. Sen tarihleri karıştırdın galiba."
"Hay Allah. Bilseydim dün gelirdim. Çok da severdim rahmetliyi. Yakınlarına bir baş sağlığı dileseydim çok iyi olurdu."
"Birgül Hanım içeride abi. Karısıdır. Tanırsın belki. Istersen onunla görüştürelim."
Adam Birgül adını duyunca kafasını yukarı doğru oynattı. İsmi duyduğu için içi bir kötü olmuştu. Neredeyse tüm derdini unutacaktı.
"Çok iyi olur. Bir haber verseniz."
Adam orada birkaç dakika bekletildi. Sonrasında evin antresine alındı. Orada paltosunu çıkardı. Bir isteği olup olmadığı soruldu. Ardından üst kata çıkarıldı.
Evin içi dışı gibi zengindi. Kristal avizeler, abartılı teknolojik eşyalar, deri koltuklar, gümüşlükler, süs olarak durması için alınmış aşırı pahalı ve bir o kadar da zevksiz tablolar evin her yanında aynıydı. Bütün bu olan biten ya da tüm o ihtişamlı eşyalar onda hiçbir etki bırakmamıştı. Burayı daha önceden görmüş gibiydi. Bunların dışında o biraz sonra göreceği kişiyi düşünüyordu.
İkinci katın merdivenlerini çıkınca, koyu yeşil deri koltuklardan birinde sarışın bir kadın oturuyordu. Adamın odaya girmesinden önce kadın merdivenlerin başına bakıyor ve Adamı bekliyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder