13 Mayıs 2016 Cuma

Adam

8

Adam kendini hiç de bu olaya ait hissetmiyordu. Geçmişinde birlikte yaşadığı bu insanlarla olan bağı, zamana yenik düşmüştü. Onu umursamadan hayatından çekip giden bir avuç mahlukatın hayatına birkaç günde tekrar girmesi onu endişelendiriyordu. Gerçekten burada ne işi vardı? Birden bire onu nefretle karşılayan eski karısı, karşılaşma sayısı iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar gördüğü oğlu, karısını elinden alan mafya bozuntusu çocukluk arkadaşı ve üstelik tefecisi... Neden parasızlıkla geçirdiği hayatının sıradan bir gününde bu olayın başlangıcı garip duran bir cinayetle olmuştu? Adamın tek bildiği oğlunun bu işten zarar görmemesiydi. Başkaları ne bok yerse yesindi.

Adamın kumara olan düşkünlüğü yüzünden Birgül ve küçük oğlu Cevat, daha o zamanlarda mahallede alay konusu olmuşlardı. Birgül doğumdan beri yeterli gıda alamadığından Adamı suçluyor ve günlerce eve sokmuyordu. Kocasının bir işi yoktu ve tek kazancı alt kattaki dairenin kirasıydı. Bu kira parası da bakkal borcuna, faturaya gidiyor; genellikle Adam tarafından yeniyordu.
Adam sürekli kumar borçlarını almaya gelen alacaklılar yüzünden her seferinde saklanıyor, karısı günlerce eve gelmesini bekliyordu. Geldiğinde ise sürekli sarhoştu. Bazen karısına vurduğu da oluyordu. Tüm bunlardan bıkan Birgül, kendisini evlenmeden önce deliler gibi seven Reşat'a kaçmayı düşündü. Adamın yine ortalıktan toz duman olduğu bir gecede bavulunu toplayıp elinde küçük oğluyla Reşat'ın evine gitti. Reşat onunla karşılaştığında hem çok sevindi hem de arkadaşına ihanet ettiğini düşündü. Adamın borçlarının bir kısmını o zamana kadar kendisi ödüyordu. Sevdiği kızı kardeşi gibi gördüğü herif de sevince sınırını bilip sesini çıkarmadı.
Birgül bir süre Reşat'ın yanında kaldı. Hukuki olarak nikahlanmadığı eşinden de ayrıldığını açıkladığı bir mektubu Adamın evine postaladı. Hayranı olduğu zengin yaşamı yaşayabilmek için onu deliler gibi seven ve illegal işler peşinde olan bir adamla evlendi. Adamı severek evlenmesinin ona ne getirisi olmuştu ki?

Adam oğlunun sürekli uğradığı bir arkadaşına gitti. Çocuğun babasına ait bir oto galerisi vardı. Semih  denilen çocuk Cevat ile aynı yaştaydı. Neyle karşılaşacağını bilmediği için bu işten pek de umutlu değildi. Ve vakit kaybetmeden oranın yolunu tuttu.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder